KARDEŞLİK DUAMIZ

    28/9/2008 ·

     

    Ey yüceler yücesi olan Rabbimiz!

    Ey, iman kardeşliğini, diğer bütün kardeşliklerin ve yakınlıkların üzerinde tutan Rabbimiz!

    Birbirimizi sevmedikçe, kesinlikle mümin olamayacağımız hakikatini kavramamızı bizlere lutfeyle!

    Birbirimizi sevmedikçe asla cennete giremeyeceğimiz gerçeğini anlamamızı bizlere lutfeyle!

    Müminler olarak birbirimizle kardeş olmaktan başka bir seçeneğimizin olmadığını bizlere gösteriver!

    Müminler olarak kalblerimizin arasını telif eyle, gönüllerimizi birbirimize kaynaştırıver!

    Eğer sen kalblerimizi birbirine yaklaştırıp kaynaştırmazsan, yeryüzünün hazinelerini harcasak, biz kendimiz yapamayız!

    Ey imanı sevdiren ve müminlerin kalblerinde süsleyen Rabbimiz, imanı sevdirdiğin gibi, iman edenleri de sevdiriver!

    Sırf senin hoşnutluğun için birbirlerini sevdiklerinden dolayı, hiç bir gölgenin olmadığı o müthiş günde, özel olarak gölgelendireceğin müminlerden eyle bizleri!

    Ey yüceler yücesi Rabbimiz!

    Bizleri birbirlerini veli edinen, birbirlerini vekil edinen, birbirlerini dost ve sırdaş edinen Kitab-ı Kerim’inde övdüğün o güzel müminlerden eyle!

    Allah'ı veli edinen, Rasûlünü veli edinen, iman edenleri veli edinen ve bundan dolayı zafere ulaşan Allah'ın grubundan olabilmeyi bizlere lutfeyle!

    Bizleri dünyada iken iman kardeşliğinin zevkini tadan, iman kardeşliğiyle mutlu olan müminlerden eyle!

    Bizleri birbirlerine karşı sıcak yürekli, birbirlerini gördüğünde gözlerinin ışığı parlayan samimi kardeşler eyle!

    Ey bizim Rahman ve Rahim olan Rabbimiz!

    Bizleri, mümin kardeşlerinin hayrını ve iyiliğini isteyen, mümin kardeşlerinin arkasından hayırlı dualar eden kişiler eyle!

    Bizleri de, aynı zamanda mümin kardeşlerinin dualarını alan, haklarında her daim iyilik düşünülen, hüsnü zan beslenen kişiler olabilmeyi lutfeyle!

    Gıyabımızda dua edenleri hiç bir zaman eksik eyleme!

    Mümin kardeşlerimizin dualarını alabilmemiz için neler yapmamız gerekiyorsa, onları yapabilmeyi lütfeyle!

    Bizleri, mümin kardeşlerine her zaman iyiliği dokunan, hayrı dokunan, menfaatı dokunan kişiler eyle!

    Bizleri, müminlerin işlerine koşan, müminlerin problemlerini çözen, müminlerin dertlerine derman olan kişiler eyle!

    Kendileri fakru zaruret içinde oldukları halde, Müslüman kardeşlerini kendilerine tercih edenlerden olabilmeyi lütfeyle!

    Mümin kardeşlerine her zaman sıkıntı olan, onların omuzlarında yük olan, problemleriyle her zaman onları meşgul eden kişiler yapma!

    Ey bizim Rahman ve Rahim olan Mevla’mız!

    Birbirlerimize karşı merhameti yüreklerimizden hiç bir zaman eksik etme!

    Kendimiz için sevip arzuladığımız her şeyi, mümin kardeşlerimiz için de sevip arzu edecek bir seviye lütfeyle!

    Özellikle, bizim meşrebimizin, bizim mezhebimizin, bizim ekibimizin, bizim cemaatımızın dışındaki mümin kardeşlerimizin sevgisini ve muhabbetini yerleştir kalplerimize!

    Onların sevindikleri bütün güzelliklere bizleri de sevindir. Onların üzüldüklerine üzülebilmeyi lütfeyle!

    Dışımızdaki kardeşlerimiz hakkında bizlere ulaşan bütün güzel haberlere sevinmeyi, kötü haberlere de üzülmeyi, böyle bir kalbe sahip olmayı bizlere lutfeyle!

    Kardeşlerimiz hakkında bizlere ulaşan kötü haberlere sevindirtme, güzel haberlerinden dolayı içimize üzüntü, sıkıntı, darlık ve haset duygusu verme!

    Ey bizim Rabbimiz!

    Cemaatimizin, gurubumuzun dışındaki Müslüman kardeşlerimizin faaliyetlerini, gayretlerini ve başarılarını takdir edebilmeyi bizlere lütfeyle!

    Cemaatimizin, ekibimizin dışındaki kardeşlerimize karşı içimizde kibir ve istiğna duygusu bulundurma, kendi kendimize yeterlilik hastalığı ve düşüncesi verme!

    Birbirimize muhtaç olduğumuzu, birbirimizin tamamlayıcısı olduğumuzu bizlere hiç bir zaman unutturma!

    Ey bizim Rahman ve Rahim olan Rabbimiz!

    Müslümanlar olarak birbirlerini dinleyen, birbirlerini anlayan, birbirleriyle irtibatlı, birbirlerinden haberdar olan kardeşler yap bizleri!

    Bizleri, birbirlerimizle olan ilişkilerimizde ufku geniş, yüreği geniş ve anlayışlı kardeşler eyle!

    Ufuksuzluktan, dar görüşlülükten, anlayışsızlıktan, küçük ve basit hesapların peşinde koşmaktan bizleri uzak tut!

    Ey bizim yüce Rabbimiz!

    Müslüman kardeşlerimizin bize karşı yaptıkları hataları varsa, onları affedebilmeyi lütfeyle!

    Müslüman kardeşlerimizin hatalarını, kusurlarını örtebilmeyi, tahammül edebilmeyi ve hemen unutabilmeyi lütfeyle!

    Eğer bizlerde Müslüman kardeşlerimizin açıklarını arama hastalığı, suçlarını ortaya çıkarma hastalığı, bunlardan zevk alma hastalığı varsa, bizleri bu hastalıklardan kurtarıver!

    Bizleri, bu dünyada Müslüman kardeşinin hatalarını örttüğünden dolayı, kıyamet günü hatalarını örttüğün kullarından eyle!

    Kendi kusur ve ayıplarıyla uğraşmaktan dolayı, Müslüman kardeşinin kusurlarıyla uğraşmaya vakit ve fırsat bulamayanlardan eyle!

    Ey bizim Rahman ve Rahim olan Rabbimiz!

    Bizleri mümin kardeşlerimize karşı sıcak yürekli, merhametli ve alçak gönüllü eyle!

    Kâfirlere karşı ilkeli, izzetli ve onurlu eyle!

    Ey bizim yüce Rabbimiz!

    İman edenlerin hiç birine karşı bizim gönüllerimizde bulanıklık, kin ve düşmanlık duyguları ve düşünceleri bulundurma, barındırma!

    Ey bizim Rabbimiz! Mümin kardeşlerimize karşı gönüllerimizde oluşabilecek kötü duygu ve düşünceleri söküp çıkarıver!

    Ey Rabbimiz! Sen şefkat sahibisin, rahmet kaynağısın, bunu ancak sen yapabilirsin!

    Ey bizim Yüce Mevla’mız! Bizleri, elinden ve dilinden diğer Müslümanların selamette olduğu, huzur ve güven içinde olduğu Müslümanlardan eyle!

    Ey bizim Rabbimiz! Bizleri gerek nefsimize, gerek kâfirlerin ve şeytanın iğvasına uydurup mümin kardeşlerinin hakkını, hukukunu ve vebalini yüklenerek hüsrana uğramış bir şekilde Senin huzuruna varanlardan eyleme!

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

    0 yorum yazılmıştır

« Önceki Yazılar :|: Sonraki Yazılar »

Günlük Video

300*250 Reklam alanı

KUR`AN TEFSİRİ İZLE



Sitene Ekle

VEDA HUTBESİ

VedaHutbesi



"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamıyacağım.

"İnsanlar!

"Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur

"Ashabım!

"Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizin yaptığınız olayı sorguya çekecektir. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

"Ashabım!

"Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

"Ashabım!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

"Ey insanlar!

"Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izininiz olmadıkca evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukca yolunuzu hiç şasırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-ı Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslümana kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse başkadır.

"Ey insanlar!

"Cenab-ı Hakk her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirascıya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, Allah'ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı Hakk, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.

"Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

  • Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.

  • Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.

  • Zina etmeyeceksiniz.

  • Hırsızlık yapmayacaksınız.

  • "İnsanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir.

    "İnsanlar!

    "Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

    Saheb-i Kiram birden şöyle dediler:

    "Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye şehadet ederiz!"

    Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şehadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu:

    "Şahid ol, yâ Rab!Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab!"

    Diyanet Meali
    Elmalılı Y. M.
    Yaşar Nuri M.

    Sohbet

      Cbox sohbet kutusunu buraya koyabilirsiniz